film mekanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film mekanları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Büyük Bir Film Seti: New York

New York büyük bir film seti gibidir. Her yıl hemen hemen onlarca filme evsahipliği yapar. New York’a gelen dikkatli film izleyicileri, filmlere fon olmuş sokakları, köprüleri, otelleri, parkları ve meydanları kolaylıkla hatırlayacaklardır.
Bir kısmı ya da tamamı New York’ta geçmiş filmlerden beğenerek izlediklerim:


1940’lar
Citizien Kane (Yurttaş Kane) 1941

1950’ler
Sabrina 1954

1960’lar
Breakfast at Tiffany’s (Tiffany’de Kahvaltı) 1961
West Side Story (Batı Yakası’nın Hikayesi) 1961

1970’ler
The Godfather (Baba) Part I 1972, Part II 1974
The Way We Were (Bulunduğumuz Yol) 1973
Taxi Driver (Taksi Şoförü) 1976
Annie Hall 1977
Manhattan 1979
Kramer vs. Kramer (Kramer Kramer’e Karşı) 1979

1980’ler
Moonstruck (Ay Çarpması) 1987
Wall Street 1987
Beaches (Filmin hangi isimle Türkçe’ye çevrildiğini bulamadım)1988
When Harry Met Sally (Harry ile Sally Tanışınca) 1989

1990’lar
Green Card (Yeşil Kart) 1990
Ghost (Hayalet) 1990
The Prince of Tides (Dalgalar Prensi) 1991
Leon 1994
The Usual Suspects (Olağan Şüpheliler) 1995
As Good as It Gets (Benden Bu Kadar) 1997
The Devil's Advocate (Şeytan’ın Avukatı) 1997
Eyes Wide Shut (Gözleri Tamamen Kapalı) 1999

 

2000’ler

Requiem for a Dream (Bir Rüya İçin Ağıt) 2000

The Family Man (Aile Babası) 2000

Vanilla Sky 2001

Analyze That (Anlat Bakalım) 2002

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) 2004

13 Going 30 (Keşke 30 Olsam) 2004

Alfie 2004

The Devil Wears Prada (Şeytan Marka Giyer) 2006

Film Mekanları 1: Breakfast At Tiffany's

Breakfast at Tiffany’s (Tiffany’de Kahvaltı) 1961

Holly'nin 71. Soka'taki Evi
New York’a parti parti gezip eğlenmeye belki de zengin bir koca bulmaya gelmiş Holly Golightly evinin pencere pervazına oturup Moon River’ı söyler. Bu ev 71. sokaktadır. Üst katında da yazar olmaya çalışan Paul Varjak oturur. Holly ve Paul daha sonra birbirlerine aşık olacakladır.

Tiffany's 5. Cadde ve 57. Sokak
Siyah uzun elbisesi, inci kolyesi, topuzu, kocaman güneş gözlükleri ve uzun ağızlıklı sigarasıyla 5. Cadde’deki Tiffany’s maşazasının vitrinine bakarak kahvaltı eder. Öyle erkendir ki 5. Cadde bomboştur. Aslında filmde bomboş görünse de, çekimlerde Audrey Hepburn’u görmek isteyen yüzlerce hayranı yüzünden sahne zorlukla tamamlanabilmiştir. Kült haline gelmiş bu siyah elbise ise 2006’da Londra’da bir müzayedede 807 bin Dolar’a satılmıştır. 

Film Mekanları 2: The Way We Were


The Way We Were (Bulunduğumuz Yol) 1973

The Plaza, 5. Cadde
Başrollerinde Barbra Streisand ile Robert Redford’un oynadığı ve Sydney Pollack’ın yönettiği bu muhteşem filmin unutulmaz son sahnesinde Katie ve Hubbell The Plaza Otel’in önünde yıllar sonra karşılaşır. Muhalif, huzursuz, dünyanın derdini kendine dert etmiş Katie ile düzenin nimetlerinden yararlanmayı tercih etmiş, kariyerinin başında bir yazar Hubbell. Katie aynı kadın, kıvırcık saçlarıyla savaş karşıtı bildiriler dağıtmaya devam ediyor. Hubbell aynı adam, yanında istediği gibi, basit, sade, sorun çıkarmayan düz saçlı, güzel bir kadın vardır. Katie hep yaptığı gibi Hubbell’ın saçını okşar ve artık kült haline gelmiş repliği söyler: “Your girl is lovely Hubbell.” (Sevgilin çok sevimli Hubbell) Filmle aynı adı taşıyan ve Barbra Streisand seslendirdiği film kadar unutulmaz şarkı çalar, yazılar akar ve film biter.
Bu sahne yüzünden, kadın hayranlarının uzun yıllar boyunca Robert Redford’un yanına gelip saçını Katie gibi okşadıkları söylenmektedir.   
Sex and the City dizisinin 2. sezon final bölümü de bu sahneye göndermeyle biter. 

Film Mekanları 3: Manhattan

Manhattan 1979
Queensboro Köprüsü, 59. Sokak
New York’u bir film seti olarak en çok ve en iyi kullanan yönetmenlerden Woody Allen’ın muhteşem siyah beyaz görüntüleriyle adeta bir New York resitalidir Manhattan. Woody Allen’in canlandırdığı Isaac ve Diane Keaton’ın canlandırdığı Mary’nin Queensboro Köprüsünü seyrettikleri sahne filmin en bilinen ve en güzel sahnelerindendir. 

Film Mekanları 4: Kramer vs. Kramer

Kramer vs. Kramer (Kramer Kramer’e Karşı) 1979


The Mall, Central Park
Dustin Hoffman ve Meryl Streep’in muhteşem oyunculuklarını seyrettiğimiz bu beş Oscarlı film de New York’ta geçer. Ted kariyerine düşkün bir adamdır, alesi hep geri plandadır ta ki karısı Joanna kendilerini terk edinceye kadar. Sonra babalığı öğrenmeye, oğlu Billy’e tek başına bakmaya çalışır. Joanna’nın aklı başına gelip oğluna iyi bir anne olabileceğine inanmasıyla Ted ve Joanna kendilerini mahkemede velayet davasında bulurlar. Kramer Kramer’e karşıdır.
Bir akşam Ted Billy’e kitap okurken avukatı arar ve Joanna’nın Billy’i görmek istediğini söyler. Ted ne kadar itiraz etse de avukatı Joanna’nın Billy’nin annesi olduğunu ve yasal hakları olduğunu söylerek onu ikna eder. Billy’yi Pazar sabahı 10’da Central Park’a götürecektir. İzleyenleri gözyaşlarına boğan, Billy’nin babasını arkasında bırakarak uzun zamandır görmediği annesine koştuğu bu sahne Central Park’ta geçer.

Film Mekanları 5: Moonstruck

Moonstruck (Ay Çarpması) 1987


19 Cranberry Street, Brooklyn Heights
Cher’in canlandığı Loretta Castorini ve ailesi 19 Cranberry Street,  Brooklyn Heights’ta oturur. Filmin birçok güzel sahnesi bu evde geçer.


The Metropolitan Opera, Lincoln Center

Loretta ve Ronny Lincoln Center’daki Metropolitan Opera’da La Boheme’i seyretmeye giderler. 

Film Mekanları 6: When Harry Met Sally

When Harry Met Sally (Harry ile Sally Tanışınca) 1989

Washington Square Park, Greenwich Village
Chicago Üniversitesi’nden New York’a birlikte zorunlu bir araba yolculuğu yapan Harry ve Sally yolda kadın ve erkeğin seks olmadan arkadaş olup olamayacağını tartışır. Sally Harry’yi Washington Square Park’ın önünde arabasından indirdiğinde bir daha görüşeceklerine pek ihtimal vermeyiz çünkü birbirlerinden pek de hoşlanmamışlardır. 

Film Mekanları 7: Leon

Leon 1994
Chelsea Hotel, Batı 23. Sokak 7. ve 8. Cadde Arası

Natalie Portman’ın 13 yaşındayken canlandırdığı Mathilda karakterinin merdivenlerden ayaklarını sarkıtarak oturduğu bu meşhur sahne, kaldıkları apartmanın iç mekan çekimleri için kullanılan Chelsea Hotel’de çekilmiştir. 





Film Mekanları 8: Vanilla Sky

Vanilla Sky 2001

Vanilla Sky 1997’de İspanya’da büyük bir başarı elde eden, Alejandro Amenabar imzalı Abre los Ojos’un Amerikan versiyonudur. Her iki filmde de Sofia rolünü Penelope Cruz oynar.


Times Square
Vanilla Sky’ın en etkileyici sahnelerinden biri kuşkusuz ki Tom Cruise’un canlandırdığı David Aames’ın arabasıyla bomboş Times Square’e girmesi ve arabadan inerek şaşkınlıkla oraya buraya bakmasıdır. Bu sahne hiçbir film hilesi kullanılmadan bir Pazar sabahı gerçekten bomboş olan meydanda çekilmiştir. Sahnenin çekilmesi için, meydan sabah ilk ışıklarla birlikte bir saatliğine film ekibine teslim edilmiştir. 

Riverside Drive ve 96. Sokak
Filmde dönüm noktası olan David ve Julie’nin yaptıkları kaza Riverside Drive ve 96. Sokakta gerçekleşiyor.

Filmde aslında gerçekleşmeyen ancak David’in zihninde yaşanmış gibi kurguladığı bu sahnede David ve Sofia ‘yı Bob Dylan’ın “Free Wheelin” albüm kapağındaki fotoğraftaki gibi görüyoruz (soldaki fotoğraf). David için Bob Dylan'ın bu fotoğrafı zihnindeki mutlu aşkın imgesi. 1963 yılında çekilen fotoğrafta 21 yaşındaki Dylan o zamanki kız arkadaşı Suze Rotolo ile birlikte görülüyor (ortadaki fotoğraf). Fotoğrafın Dylan’ın 4. Caddedeki evinin yakınlarındaki Jones Sokak’ta çekildiği tahmin ediliyor. İşin daha da ilginci Dylan’ın bu fotoğrafı, yanına bir de kız katarak, James Dean’in yukarıdaki fotoğrafına öykünerek çektirdiğinin söylenmesi. 

Film Mekanları 9: 13 Going 30

13 Going 30 (Keşke 30 Olsam) 2004
Filmde 13 yaşındaki Jenna’nın ergen sorunlarından bir an önce uzaklaşmak için 13. doğumgününde dilediği keşke 30 olsam dileğinin gerçekleşmesini izliyoruz. Bu filmin beni çeken yanı ise keyif veren, eğlenceli bir film olmasının yanı sıra 2004 yılında 30 yaşında olan Jenna gibi benim de o yıl 30 yaşında oluşumdu. Dünyanın henüz bu kadar globalleşmediği 1987 yılında 13 yaşında olan ergen kızların, ister Amerika’da yaşasın ister Türkiye’de saç modellerinin, dinledikleri şarkıların, dansların, okuldaki dengelerin ve doğum günü kutlamalarının neredeyse tıpatıp aynı olduğunu şaşırarak izlemiştim. 


New York Public Library, 5. Cadde ve 42. Sokak
Romantik komedilerin değişmez klişelerinden olan kızın yıllarca serseri olanın peşinden koşup aslında yıllardır yanı başında duran efendi çocuğa aşık olduğunu anlamasıdır özetle filmin teması. New York’u iyi bir arka fon olarak kullanan filmin efendi çocuğu Matt fotoğrafçı olmuştur ve Jenna’nın çalıştığı dergi için, bana göre New York’un en güzel binalarından olan, Public Library’nin önünde fotoğraflar çeker.